Ben Gözde. Babasinin ilk göz agri, annesinin gizli ahi. Gözde Yasadigim felaketlerden sonra kimseye fikrini sormadan kendi bildigimi okudum. Tayinimi isteyip ülkenin en batisindan en dogusuna doktor olarak atandim. Yasadiklarim herkesin önünde yasandi ama bu konuda kimse destekcim olmadi. Yalniz birakildim ya da öyle sandim. Cünkü bilmediklerim, gün gectikce ardi sira önüme serildi. Geldigim yerde yasadigim felaketler meger bu filmin sadece ön gösterimiymis. Bu sirada yanimda istemsizce tek bir kisi oldu. Sabah uyanir uyanmaz yüzünü gördügüm ilk kisi. Bundan asla hosnut
olmadigimi düsünürdüm oysaki. Komutan Gündogdu. Bilmedigim bir yerde yüzüne asina oldugum tek kisi oydu. Oysa onu da tanimiyordum ki. Tanimadigim bir insana güvenimin tek sebebi Türk askeri oldugundandir diye düsündüm. Degilmis, kader örermis aglarini önceden. Biz tesadüf eseri bir kaza ile tanistik ama bizim kaderimiz coktan birbirine yazilmis. Kader, gercekten örmüs aglarini... Depresyon asamasinda, yalniz bir kadindim. Evimin kapisinin önünde varligima dair bir iz dah yoktu. O tuttu elimden. Cekti beni o kuyunun en dibinden. Yusufun kardesleri gibi terk etmedi beni oracikta. Dik basliligima, kötü bakislarima aldirmadi. Tuttugu elimi de bir daha birakmadi. Coktan oluvermistim komutanin gözdesi... UNUTMA, KADERIM SENIN ELINDE.